Hukuk Notları

Sağlık Hukuku: Hasta Hakları ve Hekim Sorumluluğu

Sağlık HukukuYayın tarihi: 2 dk okuma
Sağlık Hukuku: Hasta Hakları ve Hekim Sorumluluğu

Sağlık hukuku, sağlık hizmetinin sunulması sırasında hasta, hekim, sağlık kuruluşu ve devlet arasında doğan ilişkileri düzenleyen hukuk dalıdır. Özel hukuk, idare hukuku ve ceza hukukunun kesiştiği bir alandır; hangi kurala başvurulacağı, hizmetin kamu hastanesinde mi yoksa özel bir sağlık kuruluşunda mı alındığına göre değişir.

Kısaca

Kamu hastanesiİdareye başvuru, ardından idari yargıda tam yargı davası
Özel hastaneTüketici mahkemesi; öncesinde arabuluculuk
Kusur tespitiAdli Tıp Kurumu veya üniversite bilirkişi raporu
Kilit belgeAydınlatılmış onam formu ve epikriz
Ceza yoluSavcılığa şikâyet (taksirle yaralama / ölüm)

Sağlık hukukunun kapsamı

Alanın temel mevzuatı 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, Hasta Hakları Yönetmeliği ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun sağlık verilerine ilişkin hükümleridir. Bunlara ek olarak Türk Borçlar Kanunu'nun vekâlet ve haksız fiil hükümleri ile Türk Ceza Kanunu'nun taksirle yaralama ve öldürme hükümleri sıkça uygulanır.

Hasta hakları

Hasta; bilgilendirilme, tedaviyi reddetme, mahremiyetine saygı gösterilmesi, kayıtlarına erişme ve ikinci görüş alma haklarına sahiptir. Uygulamada en çok tartışılan konu aydınlatılmış onamdır. Hekim; uygulanacak tedavinin amacını, olası risklerini, alternatiflerini ve tedavi edilmemesinin sonuçlarını hastaya anlayabileceği şekilde anlatmak zorundadır. Onam alınmadan yapılan bir müdahale, tıbben doğru yapılmış olsa bile hukuka aykırı sayılabilir.

Tıbbi hata ve hekimin sorumluluğu

Hekim, sonuç taahhüt etmez; özen borcu altındadır. Tıp biliminin kabul ettiği yöntemlere uygun davranmayan, gerekli tetkikleri yaptırmayan veya komplikasyonu zamanında fark edip müdahale etmeyen hekim kusurlu sayılır. Kusurun tespiti için mahkemeler Adli Tıp Kurumu ya da üniversite hastanelerinden bilirkişi raporu alır. Komplikasyon ile hata arasındaki ayrım çoğu dosyanın kaderini belirler: tıbben öngörülebilen ve hastaya önceden anlatılmış bir risk gerçekleştiyse hekimin sorumluluğu doğmayabilir. Hangi tıbbi kayıtların istenmesi gerektiği ve bilirkişi raporuna nasıl itiraz edildiği, bir sağlık avukatı tarafından hazırlanmış bu notlarda ayrıntılı biçimde ele alınıyor.

Başvuru yolları

  • Kamu hastaneleri: Önce ilgili idareye başvurulur, ardından idare mahkemesinde tam yargı davası açılır. Hekime doğrudan dava açılamaz; idare ödediği tazminatı kusurlu personele rücu eder.
  • Özel sağlık kuruluşları: Hasta ile hastane arasındaki ilişki vekâlet sözleşmesine dayandığından tüketici mahkemesinde dava açılır; dava öncesinde zorunlu arabuluculuk aşaması tamamlanmalıdır.
  • Ceza yolu: Taksirle yaralama veya ölüm halinde savcılığa şikâyet yapılabilir. Kamu görevlisi hekimler için soruşturma izni süreci işler.

Süreler

Sözleşmeye dayalı taleplerde genel zamanaşımı on yıl olarak kabul edilmekle birlikte, haksız fiile dayalı taleplerde zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıllık, her halde fiilden itibaren on yıllık süreler gündeme gelir. İdari yargıda ise idareye başvuru, olayın öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her halde beş yıl içinde yapılmalıdır. Sürelerin hangi rejime göre işleyeceği dosyaya göre değiştiğinden, tedavi kayıtlarının, epikriz raporlarının ve onam formlarının erkenden istenmesi önemlidir.

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı uygulaması değişebilir; somut olayınız için bir avukata danışın.

İlgili yazılar